Yalova Haberleri, Son Dakika Yalova Haberleri

TÜRKONFED 23. Girişim ve İş Dünyası Zirvesi

Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Levent Kızıltan, Türkiye’nin teknoloji konusunda bütünsel programlar uygulaması gerektiğini belirterek, ‘Bu bütünsel programları uygularken de aynı zamanda onları hayata geçirecek iş insanlarının, bu fikirleri yaratacak inovasyon ihtiyacının yanı sıra bunları ortaya koyabilecek insan kaynaklarını da yaratmamız lazım.’ dedi.Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonunun (TÜRKONFED) ‘Dönüşüm Zamanı’ ana temasıyla çevrim içi düzenlediği 23. Girişim ve İş Dünyası Zirvesi kapsamındaki ‘Dijital Dönüşüm’ panelinde konuşan Kızıltan, dijital dönüşümün, sadece bilgisayarlar ve teknik konulardan ibaret olmadığını söyledi.Kızıltan, ‘Aslında bir iş modeli değişiminden söz ediyoruz. Zaten bunun da dalgalar halinde geldiğini görmemek mümkün değil. Bu konular bizim karşımıza ilk kez 2020-2021’de çıkmadı.’ dedi.Dünyanın ve Türkiye’nin dijital dönüşüm endeksi çıkarıldığında ülkenin ortalarda yer aldığını düşündüklerini ifade eden Kızıltan, ‘Türkiye’nin teknoloji konusunda bütünsel programlar uygulaması lazım. Bu bütünsel programları uygularken de aynı zamanda onları hayata geçirecek iş insanlarının, bu fikirleri yaratacak inovasyon ihtiyacının yanı sıra bunları ortaya koyabilecek insan kaynaklarını da yaratmamız lazım.’ diye konuştu.’Digital Compass Programı, 2030’a kadar yaklaşık 20 milyon bilişimciden bahsediyor’Levent Kızıltan, teknolojik dönüşüm ve gelişimin insan kaynağı olmadan düşünülemeyeceğini, insan kaynağının eğitimi ve dönüşümüne daha fazla önem verilmesi gerektiğini söyledi.Yapay zeka (AI), ileri analitikler, robotik sistemler ve bunlarla beraber gelecek olan siber güvenlik konularının nitelikli insan kaynağını zorunlu kıldığını belirten Kızıltan, şunları kaydetti: ‘Bugün Türkiye’nin bilişim sektöründe çalışan insan sayısı 140 binler civarında ve bizim bu sayıyı çok ciddi artırmamız gerekiyor. AB’nin şu anda uygulamakta olduğu Digital Compass Programı, 2030’a kadar yaklaşık 20 milyon bilişimciden bahsediyor. Bizim oralara yetişmek için yapmamız gereken çok şey var. Bu da sadece kamunun bu konuda yapacaklarıyla değil, özel sektörün dinamizmi ve aynı zamanda bu alana gelecek olan yatırımlarla da yakından ilişkili. Tabii ki KOBİ’leri de bu dönüşüme ikna etmeliyiz. Çünkü onların iş modelleri yapıcı bir şekilde yıkılıyor. KOBİ’lerimizi sadece bilgi ve iletişim teknolojilerine uyarlamakla değil, bu bilgi ve iletişim teknolojilerine uyarladıktan sonra dünyadaki yeni iş modellerine nasıl adapte olacaklarını düşünerek kurgulamalıyız. Ancak böyle bu kadar rekabetçi bir dünyada ayakta kalabilecek bir düzeni kurgulama şansımız olabilir.”Temassız ödemeler şu anda 3 katına çıktı’Visa Türkiye Genel Müdürü Merve Tezel de KOBİ’lerin dijitalleşmesinin bir öncelik olduğunu ifade ederek, fiziksel gelen müşteriye sırtını yaslayan KOBİ’ler için salgın sürecinin zorlayıcı geçtiğini söyledi.Uzaktan satış yapabilmenin önemine işaret eden Tezel, ‘En basit anlamda ödeme kabulünün dijital olarak yapılabilmesiyle ilgili önemli bir ihtiyaç ortaya çıktı.’ dedi.Tezel, makro anlamda önemli bir sıkıntının mevcut olduğunu ancak dijitale adapte olabilen, ayakta kalmayı başarabilen KOBİ’lerin ciro artışı yakaladığını, gel-al servisi, telefon veya online satış gibi çeşitli kanallarla çalışmanın bugünün şartlarında kolaylaştığını söyledi.KOBİ’lerin online dünyaya taşınmasının eskiden daha zor olduğunu, artık bunun kolaylaştığını ifade eden Tezel, ‘Temassız özelliği, kartın üzerinde yıllardır vardı ama müşteriler alıştığı şekliyle ödüyordu. Salgının ilk ayında Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında temassız limitini artıran ilk ülke oldu. Temassız ödemeler şu anda 3 katına çıktı. Yüz yüze işlemlerin yarısı temassız olarak gerçekleşiyor.’ diye konuştu.Tezel, KOBİ’leri geliştirme konusunda bütün sektörlerin çaba göstermesi gerektiğini vurgulayarak, KOBİ’ler için Visa’nın temassız altyapı kurma konusunda çalışmalar yaptığını, cep telefonlarını POS cihazı olarak kullanma konusunu tanıttıklarını bildirdi.Tezel, ‘İşimi Yönetebiliyorum’ projesi ile 600 KOBİ’ye ulaştıklarını, dijital destek programı sunduklarını, dijitalleşmeye adapte olan KOBİ’lerin bunu fırsata çevirebildiğini söyledi.’ Türkiye, yenilenebilir enerji açısından büyük fırsatları barındırıyor’Zirve kapsamında düzenlenen ‘Yeni Nesil Üretim’ panelinde konuşan FİBA Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özyeğin ise alt şirketleri Fina Enerji ile rüzgar ve güneş enerjisi alanında faaliyet gösterdiklerini ifade ederek, Türkiye’nin, yenilenebilir enerji açısından büyük fırsatları barındırdığını söyledi.Türkiye’de 575 megavat kurulu güçle yenilenebilir enerji tarafında en büyük oyunculardan olduklarını vurgulayan Özyeğin, ‘Bu yılın başında Van, Balıkesir, Yalova ve İstanbul’da 200 megavat daha yeni kapasite devreye aldık. Bu yatırımlarımız arasında Van önemli bir yere sahip. Çünkü hem Türkiye’nin en doğrusundaki hem de en yüksek rakımındaki rüzgar enerjisi santrali.’ dedi.Özyeğin, Türkiye’deki sürdürülebilir enerji kaynaklarının daha fazla kullanılması gerektiğine işaret ederek, küresel ekonominin, sürdürülebilirliği her alanda benimseyen bir yapıya doğru evrildiğini söyledi.Avrupa Yeşil Mutabakatı ve düşük karbonlu kalkınmanın gündemin en üst sırasında bulunması gerektiğini belirten Özyeğin, ‘Düşük karbonlu kalkınma için gereken her türlü kalıcı çözümü ortaya koyacak ekonomik kalkınma modellerine sarılmalıyız. Paris İklim Anlaşması ve Avrupa Yeşil Mutabakatı konularının dışında kalamayız.’ dedi.Günümüz iş yaşamının girişimciliğin her yönüyle desteklenmesini gerektirdiğini aktaran Özyeğin, buna dikkat etmeyen şirketlerin çok fazla şansı bulunmadığını kaydetti.

Bir önceki yazımız olan Yalova Sahil Cami Projesi'nde yürütmeyi durdurma kararı iptal edildi başlıklı makalemizde Bahçe, Güncel ve İstanbul hakkında bilgiler verilmektedir.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir